Üç nokta adamı karizmatik yapmaz...

10 Kas 2009 | |


İnsanoğlu ne zaman klavye başına geçti, işte o zaman baş gösterdi bu ihtiyaç. Büyük bir arayışa girdiler; "hangi karakter daha karizmatik?" gibisinden. Harfler veya sayılar olamazdı, çok anlamsız kalıyorlardı. 3 kelimede bir aaa, ssssssssss ,dd ,888888888888 yapmak mallık göstergesiydi, en azından bunu düşünebildiler. Ve bir çıkarım yaptılar; bu karakter bir noktalama işareti olmalıydı.

Sonra başladılar denemelere, monitör karşısında kanlanmış gözlerle geçen uykusuz geceler, tutulmuş sırtlar, uyuşmuş bilekler, yüksek kafeinden bulanmış beyinler falan.

Soru işareti olmadı; bakış açısına göre sitemkâr, meraklı, anlayışı kıt gibi anlamlara sebebiyet verebiliyordu.
Tire ve alt çizgi de olmadı, soru işaretinden bile saçma bir denemeydi bu.
Ünlem ise en talihsiz denemeydi. Bırak dişileri etkilemeyi, testerların yemediği küfür, engellenmediği hatun kalmadı. Çok sinir bozucuydu çünkü ünlem. O testerlar asla kendilerine gelemediler. Şuan kimselerin bilmediği yüksek güvenlikli bir fasilitide kilit altında tutuluyorlar.
Virgül ve noktalı virgül doğaları gereği elendiler, yalnızdılar çünkü onlar. Başka şeylere ihtiyaç duyuyorlardı. Asla son noktayı koyamıyorlardı. Son nokta! İşte bu; NOKTA. Nokta güzeldi, birşeylerin sonunu belirliyordu çünkü. Karizmatik ve bir o kadar kuralcıydı, maçoydu. Kendine has bi havası vardı noktanın.

Karakter belirlendikten sonra, tekrar sayısına geldi sıra. Nokta çok farklıydı, tek başına bile sağlam karakteri varken 8-10 kere tekrarlanırsa karşıdakini komaya bile sokabilirdi. O yüzden birer birer artırdılar. Benim bile bilmediğim bir dizi denemeden sonra 3 tane noktanın beklenilen etkiyi yarattığını farkettiler. Ve intenet lügatındaki yerini aldı üç nokta...

Her güzel şey gibi üç nokta da deformasyona uğradı tabi zamanla. Mevcut anlamı kuvvetlendirmek için değil, anlamsız şeyleri anlamlandırmak için kullandı insanoğlu üç noktayı. Hiç birşeyin yoktan var edilemeyeceğini unuttular. Olanı yok edebileceklerini de unuttular ve tek kişilik karizmalarını aile boyu noktalarla yok ettiler...

Başlık nasıl olmuş? Han'la konuşurken o şeyetmişti; "sonuna üç nokta koy, ironinin amınakorsun, karizmatik olursun" dedi. olmuş mu? olmuş muyum?

10 laklak:

Gün Han Selaş dedi ki...

Olmamış... Anlayamamışsın ki beni... Sonuna üç nokta koy derken... Her cümlenin sonuna üç nokta(...) demek istemiştim.. Ben... Ben oldum mu lan ?...
Ha...
Bu arada... Bazen...
Enter tuşu da karizma katar sana...

Dr.Ceykıl dedi ki...

Yorumuna gurban. Enterla ilgili tavsiyen için teşekkür ederim, deniyeyim msnde falan.

Bu arada çok derin bi kişilik kazandırdı bu noktalar sana, öyle böyle değil. Tabi bi bayan okurumuz yorum yaparsa daha doğru olur bu konuda. Benim için ne kadar derin, ne kadar karizmatik olabilirsin ki zaten :D

Burası benim evimmiş meğersem dedi ki...

hep 3 nokta koyan birilerini aradım bu hayatta kdvnjıfruhbg:D ...

Dr.Ceykıl dedi ki...

Han'ı ayarlayalım sana ? istanbulda hem :p

destino dedi ki...

ceykıl neden öyle diyorsun? bazı durumlarda üç nokta işe yarar. mesela:

X:canım naber?
Y:...
X: noldu bişey mi yaptım küstün mü bana neyin var hasta mısın?

bu küçük diyalogtan anladığınız gibi bazen üç nokta defol git başımdan, bu konuyu sonra konuşsak ya, çok karizmatiğim, çok gizemliyim gibi manalara gelir boşuna parmaklarımız yorulmaz=)

Dr.Ceykıl dedi ki...

üç nokta anlamsızdır demiyorum ben, bokunu çıkartınca anlamsızlaşıyor diyorum. o diyalogu biraz daha uzatıp Y'nin 3 kere daha üç nokta kullandığını varsayarsak, X en son hangi aile bireyine küfreder sence? :)

Burası benim evimmiş meğersem dedi ki...

han kim bilmem..ben bilmem beyim bilir..

Dr.Ceykıl dedi ki...

bu yazıya ilk yorumu yapan kişi han.

Gün Han Selaş dedi ki...

Blogun adı boşuna pezeveng değilmiş lan! Bi' de sefa mefa yazmşsın ama olmadı bu :D

Dr.Ceykıl dedi ki...

ahaha geyik yapıyoruz olm :D

Yorum Gönder